ali's profileALİ öçal spacesPhotosBlogListsMore Tools Help

ALİ öçal spaces

Kaybettim kendimi hükümsüzdür.....

ali ocl

This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).

MÜZİK

SeVDaN BiTMeDi BiTMeZ

SeVDaN BiTMeDi BiTMeZ

Artık gucum kalmadı senn siz olmayacesaretim yok birdaha yanmaya..

Yandı yuregim gördu acıyı Her şeyindi her şeyin oldu

Beklerim bir gun ararda ben den Halimi sorar sın diyee

İşde o gun yeniden doğarım Senn inle aşkımm

Yorgun yuregime bir kor duşmuş haberini senn sor yalan unutugum senn i

Sevdan bitmedi bitmez gözum hiç kimseyi görmez yalan unuttugum senn i

     

 

Çünkü:ßen İLkDefa ßöyLe Seviyorum

 
 
 Resim                                 Resim

 

 

Ben seni bir okyanusun derinliğinde buldum da sevdim
Parlak bir inciydin benim için

Paha biçilmez bir inci Ben seni soğuk ve yağmurlu bir günde
Seni düşünürken gülüşündeki sıcaklığın içime dolup da
Beni sardığı bir anda sevdim
Seni sadece selvi boyun,siyah saçların yada kara gözlerin
Güzel bir yüzün var diye değil
Fikirlerinle,konusşandaki güzelliğin ve benim o kor halde yanan yüreğimle sevdim
Ben seni derinden ve hissederek sevdim
Her kalp atışımda vücudumun dört bir köşesine yayıldığını
Beni sardığını her nefes alışımda ciğerlerime işlediğini bilerek sevdim
Seni kış gecelerinin o soğuk yatağında birlikte uyuyup beni işittiğin
Yaz sıcağında uyuyamayıp sıkıntılarım olduğun
Ve rüyalarımda buluştuğumuz gecelerde sevdim
Seni ellerinden tutup kanımın kaynadığını
Kalbimin yerinden firlayacagini hissettigim anlarda
O ıslak dudaklarınla beni sevdiğini söyleyeceğin anları düşünerek sevdim
Ben seni o sensiz anlardaki boş ve değersiz geçen dakikalarda
Kayıp zamanlarımızda,seni arayıp bulamadığım
Çaresizlik içinde olduğum,içki sofralarını dost bildiğim anlarda sevdim
Sen ne kadar uzak olsan da,
Aramızdaki kilometreler nasıl çoksa
Bende seni o kadar yoğun ve o denli çok sevdim
Seni kalbimde yanan ateşin ile
Zihnimde oluşan hayallerin o ay parçası çehrenle
Bana derinden bakan o gözlerindeki ışıltıyı göreceğim anları beklerken
Kalbimin yanıp tutuştuğu anlarda
Gelip o bu ateşi alevlendirerek
Bana sarılarak beni sevdiğini söyleyeceğin anları düşünerek sevdim

Korkuyorum!
Hakkettiğin mutluluğu sana verememekten korkuyorum.
Seni beni sevdiğinden fazla sevememekten korkuyorum.
Senin sevgine layik olduktan sonra başkaları tarafından o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum.
Seni kazandım derken kaybetmekten korkuyorum.
Aramızdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum.
Senin kalbini daha fazla kırmaktan korkuyorum.
O temiz ve masum göz yaşlarını daha fazla akıtmaktan korkuyorum.

Evet korkuyorum;
seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten ...
Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum.
Yada yanlış anlaşılmaktan korkuyorum.
Uçurumun kenarinda yalniz kalmaktan korkuyorum.
Aşkına doyamadan uluorta yalnız kalmaktan korkuyorum.
Yüreğimdeki o ince sızının bir gün çoğalmasından ve beni sarmasından korkuyorum.
Sevgi denen güzelliğinin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum.
Aşkın ölüp yerine nefretin yeşermesinden korkuyorum.

Korkuyorum evet;
seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten...
Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kıyamıyorum uzaktan seyrediyorum çünkü;
Seni daha fazla incitmekten korkuyorum.
Ömründe yaşadığın mutluluğu huzuru sana yaşatamamaktan korkuyorum.
Sana kalbimden fazlasını verememekten korkuyorum.
Sonunda sana gözyaşından başka bir şey bırakamamaktan korkuyorum.
Seni sevmekten değil;
dostluğunu suistimal etmekten,
Seni kaybetmekten ve değerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum.
Belki de çok fazla korkuyorum ...

Çünkü:ßenİLkDefaßöyLeSeviyorum..

 

                                                                                                                                       

BİRAZDAN KAVRUK BAHARLAR SON BULACAK AŞK…

 

 

Birazdan herşey yeniden başlayacak aşk… Ezan sesleriyle topladığım rüzgar, kuy-ı canana savrulacak… Yüzümde nefti gölgelenen ağlamaklı lisanım; sureti sirata, arazı cevhere, beni sana boğacak… Sabrın miracına uzanan umudum mağlubiyetlere devrilecek… Düşünün eşiğine düştüm aşk… Yediveren güllerinin uykusundan kalkıp gelen ruhsatsız ağıdımın avazından aşamadığım imdadım dilimde patlayacak… Hesabını tutmazken hesabına tutulmamada neyin nesi ey aşk… Vay benim edepsiz sabrım… Hala bağıra bağıra yüzüstü düşersin sancılarıma… Dağlanmış özüme ölüm yağarken, hiçmi yılmadın menzillenmeye suskun yanımla… Birazdan her şey yeniden başlayacak aşk… Birazdan her şey yeniden başlayacak… Cehennem soluğunda narlanmak adına, ölümperest sözcüklerimin anlamsızlığına yorgun harflarin sağnaklaşacak… Lalezarların figan şafakları sökerken çarmığa verilmiş bedellerin iğreti cinayetleri, yıldırım yalımında şavka gelecek… Önyargıların maverasında bir hayat sürecek… Hatır-ı zarımın yamaçlarında parçalanmış kurbanlıklarım var… Zümrütü ankanın kanatlarında debelenen aşk… Sukutamı gömersin elediğin ahdımı… Uzak coğrafyaların enlemlerinde keder tutulması var… Her solukta birazdaha savaş kesilen yürekler var… Gecenin geçitsiz karasında, süveydaların göz kapaklarına sıçrayan kan damlaları var… Ruhuma yonttuğum dermansızlığımın soluğunda tıkandım… Yık beni önüne kesilen kol yalnızlıklarına… Derdim aşk, demanım aşk, c/ismim aşk… Ayarı bozuk terazilerde ağırlandığım, gecesinden sabahına, sabahından gecesine deniz üstü alevlenerek, harf harf yazıldığım aşk… Vay benim ikonlarda saklı,ruhbanlara çalınmış yasaklı ruhum… Meydanlara sızan amber kokulu akreplerin ateşimi sıçradı özüne… Ölgün şarkıların hüzzam makamlarında çalınır, söylenirsin… Kirpiklerin sutun diplerinde, eski zaman sevdalarına ağıt makamında kırdım sözümü… Hece hece şer ile şerh ettik ruhların rafilenmiş aşk y/anını… Birazdan her şey yeniden başlayacak aşk… Birazdan her şey yeniden başlayacak… Ne sussam seni söyleyecek dilim… Neyi dağlasam seni dökecek önüme… Albatros kuşları kanadını kırdı… Hadi gel aşk-ı yar; sar yine ruhuma efsunlu yanını… BİRAZDAN KAVRUK BAHARLAR SON BULACAK AŞK…

 

 

 

 

SÜRGÜN ...

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkıs'ın
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yıllar geçti saban olumsuz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgan'da
Kandilli'nin kurşuni şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili

 

 

sevgi

 
 
 
 

 

                                                                                                                                       

 

 ♥ Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü;bugün de bitecek;

ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek!

 

 

ölünce sevemezsem seni

 
 
Toprağından dönsün yüzüm
Ölünce sevemezsem seni
Kan ağlasın iki gözüm
Ölünce sevemezsem seni

Hak rahmetin görmeyim
Gonca gülün dermeyim
Muradıma ermeyim
Ölünce sevemezsem seni

Yaşamak yıldızlarda
Seninle olmak istiyorum
Sevişmek hüner değil
Yanında kalmak istiyorum
Yaşamak hüner değil
Seninle ölmek istiyorum

Ben bu yerde ölsemde
Ay yüzlüm yine elde
Muhtaç olayım namerde
Ölünce sevemezsem seni

 
 
 
 
 

yineSeni düşünüyorum

 

Seni düşünüyorum yine,
Bir güneşin karanlığında,
Ömrümün en kısa yolunda,
En uzun yolculuğu yaparken,
Seni düşünüyorum

 yineSeni düşünüyorum yine,

Seni düşünüyorum yine,
Ben ve sadece umutlarım,
Hiç sonu olmayan bir yolda,
Sana ulaşamayacağımı bile bile,
Seni düşünüyorum yine,

Doğacak güneşi umutsuzca beklerken ve ölü,
Yatağımın baş ucunda düşüncelerim;
Seni ve sevdamızı ararken,
Seni düşünüyorum yine,

konumuz aşk!!

 

         Image Hosted by ImageShack.us

                                                     Aşksa konumuz!

Bir Tek Seni Unutamam

 

Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum. Üşüyorum. Ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava. Sen yoksa, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında. Bu yüzden meteoroloji raporları umurumda bile değil. Kar mı yağıyor yoksa yağmur mu bana ne? Ben senin hasretinle sırılsıklamım zaten,daha ne kadar ıslanabilirim ki?

Burada mısın değil misin belli değil. Bazen gidişlerin kahramanı oluyorsun, bazen sonsuz kalışların. Doyumsuz gecelerdesin kimi zaman, bazen de yalnız karanlıklardasın. Bitmek bilmez bir şarkısın ama ben mi notaları yanlış basıyorum da sen bu şarkıyı söyleyemiyorsun? Neden susuyorsun?

Aşkın sessizliği ne kadar korkunç olur bilir misin? Bir tek kelimeye hasret geçen gecelerin hesabını soracağın kimse de yoktur üstelik. Kendi kendiyle konuşana deli derler ya, beni çoktan akıl hastanesine kapatmaları gerekirdi. Hem de iflah olmaz hastalar bölümüne…

Yokluğuna alışmaktan korkuyorum,ne kadar kötü… Yokluğunu yürüyorum sokaklarda. Yokluğunu içiyorum kadeh kadeh. Hiç gelmeme ihtimalin bir idam mahkumuna dönüştürüyor beni. Hiçbir şey yapmadan beklerler ya hücrelerinde, ölümün soğuk nefesini hissederek… Anlamlı olan bir şey yoktur onlar için.Belki de bir an önce ölmektir akıllarından geçen ,bu bekleme işkencesi bitsin diye…Bu yokluk hissi öldürecek beni…

Gelebilme ihtimalinse yüreğimdeki kuşları havalandırıyor,kanat seslerini duy. Gelmek iste bana. Bir görsem yüzünü,ah bir dokunsam sana…

Göreceksin,sevdanın çiçek çiçek açtığını umudun bir yangın gibi alev alev ikimizi birden sardığını. Anladım ki mümkün değil seni sensiz yaşamak. Ben o gönlü genişlerden değilim. Madem içimdesin, yüreğimde taşıyorum seni,o zaman yanımda da olmalısın. Sensiz yaşanmayacak bu aşk ötesi yok..

Şimdi yalnız geceleri seviyorum. Seni yıldızlarda buluyorum. Daha bir dayanılır oluyor sensizlik sancısı. Mümkünü yok çıkmayacaksın aklımdan, bu yüzden gece, el ayak çekilmişken, hiçbir ses yokken sen ve gece.. Zaman geçer,her şey unutulur, bir örtüyle kaplanır acılar ama… BİR TEK SENİ UNUTAMAM..


Böyle Sevdim Seni

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın.
Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok


Kavuşmanın Alfabesi

 

Öylesine bir gündü, yeni değil de sanki geçmiş günlerden biriydi, öyle gibiydi...
Kaç gece beklemiştim seni. Kaç gece koynuma hasretini alıp uyumuştum. Kaç gece yalnızlık sancısıyla kıvranıp durmuştum. Öyle acımasızdı ki geceler, gökteki yıldızlar yüreğime atılan birer taş gibi gelmişti bana. Yine de her şeye değerdi bekleyişim.
Bütün yollar sana çıkıyordu ama ben asıl senin yolunun benimkiyle kesişmesini bekliyordum.
Aylar geçmişti hep vardın ama bir tek o an yanımdaydın. Biraz yabancıydın bana, biraz da tanıdık. Şaşkındık, şaşkınlığımız çok fazla yansıyordu yüzümüze. Göz göze gelmek hiç bu kadar zor olmamıştı. Bir bakıştan bin anlam çıkarmak buna denirdi işte. Yüzümüzde birbirimize ait izler arıyorduk bakarken.
Ne çok duymuştum sesini ama sanki sen ilk kez konuşuyordun. İlk kez söylediğin cümleler sahibiyle bütünleşiyordu.
Düştükçe gülüşün yüzüne, sessiz olan her şey konuşmuştu içimde. Yine de sözler bir türlü çıkmıyordu ağzımdan. Oysa boynuna sarılıp "Sen aylardır beklenen, sen yıllardır özlenensin" demek istiyordum. Hava serin değildi ama ben titriyordum.
Kelimeler hiç bu kadar zor olmamıştı bana. Ne zaman bir şey söylemeye kalksam, her seferinde bir şey oluyordu, sözcükler ağzımda donuyordu.
Sıcaktın, dokunmasan da yansıtıyordun. Biraz önce titreyen ben artık terliyordum. Aşktı bu biliyordum ama bunu kendime bile itiraf edemiyordum.
Farkında değildin belki, belki ben belli etmiyordum ama yıllardır koruduğum, yıllardır kimseye açmadığım topraklarımı çoktan teslim almıştın bile. Sınırlarımdan içeri girmiştin bir kere. Yüreğimin en gizli, en kuytu köşelerinde sen vardın artık.
İtirazsızdım, belli ki mutluydum. Belli ki beni şaşırtan mutluluğun ta kendisiydi. Harfleri tükenmez bir kavuşmanın alfabesindeydim. Ve ben okumayı sanki yeniden öğreniyordum.
Şimdi bu sevdayı bana yaşattığın için kendimi şanslı hissediyorum. "Ya sen olmasaydın" diye düşünmüyorum çünkü sen varsın. Çünkü sen içimdesin. Çünkü sen benim hayat kaynağımsın.
Biliyor musun, çölde bulabildiğim bir avuç su olsan, bitmeyesin diye içmem seni. Nerede olursan ol benimle kal. Ben, bu yürek attığı sürece seninleyim.

Öyle Seviyorum ki

 

Karşımdasın. Elimi uzatıp dokunabiliyorum sana. Ne büyük mutluluk bu... Gördüğüm en güzel şeysin. Senden öte tanımladığım başka hiçbir şey yok. Her şey senin adınla anılıyor benim dünyamda. Bütün çiçekler sen, bütün yıldızlar sen... Bir sanat eserisin, bakmaya doyamadığım. Tanrının bana armağanısın, ve artıyor her geçen gün sana hayranlığım. Yüzünde kuşlar, gözlerinde hayatın ta kendisi var. Öyle gerçeksin ki...
Gözümü açıyorum sen, kapıyorum sen... Hiç bitmeyen serüven... Günümün en keyifli anı, uykumun en tatlı rüyası... Seni soluyorum, havadasın. Seni kokluyorum, doğadasın. Hele şimdi sonbaharsın. Ya da sonsuz bahar. Seni yaşıyorum, canımdasın. Canımsın... Sarılsam sana, bin yıl geçse, bir an bile ayrılmasak... Ten tene, yürek yüreğe sonsuz baharın en aşk dolu iki yaprağı olsak... Ağaç ağaç gezip, yeşersek, açsak. Yere düşsek, kalksak... Seni bilsem, bir tek seni. Seni görsem, bir tek seni... Sesin sarhoş etse beni... Öyle içimdesin ki...
Bir saniye iste benden sensiz geçirdiğim, veremem. Sensiz geçecekse geçmesin zaman, istemem. Seninle yeniden doğdum, yeniden doğuşun kanıtıyım ben. Senden önce geçen zamanı, sana ulaşmak için yürüyerek geçirmişim, kimmişim bilememişim. Şimdi başımı çevirip geriye bakmıyorum bile. O yol yüründü ve bitti, artık seninle yürünecek bambaşka bir yol var önümde. Yorgunluk nedir bilmeyeceğim, hiç şikayet etmeyeceğim ve bir tek adımda bile tökezlemeyeceğim uzun, aşk dolu bir yol... Öyle aklımdasın ki...
Ah, sensiz kalmıyor muyum bazen yıkasım geliyor gördüğüm bütün duvarları. Ardında seni bulurum sanıyorum. Ne ayrı koyduysa bizi, zaman ya da yollar, bir kalemde silesim geliyor. Sana dokunmamı engelleyen ne varsa, bir kadehi yere çarpıp tuzla buz eder gibi parçalamak istiyorum. İsyanım taşıyor, kendi öfkemden korkuyorum. Ve kavuşmak... Bunu düşünmek içimde kırılmış bütün aynaları tamir ediyor. Mavi bir yağmur başlıyor, ıslanıyorum. Maviye boyanıyorum. Öyle özlüyorum ki...
Sen ol, hep ol, benimle ol, bende ol... Sendeyim ben, yüreğimi koydum yüreğinin üzerine. Aşk bu, başka isim arama. Hem de en koyu, en deli, en tutkulu... Öğreneceğim çok şey var sana dair. Bilmediğim çok şey var. Ama bir şeyi öyle iyi biliyorum ki... Seni öyle çok seviyorum ki...

Sana Akıyorum Kaygısızca

 

Sana akıyorum, hiçbir şey bu akışı geri çeviremiyor. Çünkü sen her taraftasın. Sağımda, solumda, arkamda, karşımda. Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam ulaşılacak her noktada sen duruyorsun.
Sana akıyorum, çünkü senin yolunda yürüyorum. Önüme çıkan hiçbir sapak, hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni. Yürümenin en zor olduğu yol bu belki de. Ama tozundan, toprağından, çakılından, çalısından şikayetçi değilim ben bu yolun. Sana ulaşmak için attığım her adımla mutlu oluyorum.
Sana akıyorum, çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım. Doğa, her cinsin yaşayabilmesi için nasıl kurallar koymuşsa, benim yaşamamın da var olmamın da kuralı sensin.
Sana akıyorum, çünkü sesin de cismin de kuşatmış durumda beni. Senin kuşatmana karşı savunma yapmıyorum. Kalemin bütün kapıları açık. Yıkıcı bir kuşatma olmadığını biliyorum. Böyle bir teslimiyet rahatsız etmiyor beni.
Sana akıyorum, çünkü yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça kendimi görüyorum. Sesine yüklediğin gizli anlamları çözerken hep kendimden bir şey buluyorum.
Sana akıyorum, çünkü paylaşacak daha çok şeyimiz var. Bugüne kadar paylaştığımız her şey, daha sonra paylaşacaklarımızın da habercisi. Hayatın herhangi bir yerinde bir çiçeği birlikte tutup, birlikte koklamak, sonra o kokunun bize verdiği hazla sıkı sıkı sarılmak istiyorum sana.
Sana akıyorum, çünkü bir insanı tutkuyla, beklentisiz, delice sevmenin ne anlama geldiğini biliyorum. Birini böyle seveceksem, bu sadece sen olmalısın.
Sana akıyorum, çünkü seninle yaşamak sonu hiç gelmeyecek bir şölene benziyor. Bu şölenin tadını çıkarıyorum. Böylesine keyifli, böylesine eğlenceli bir şöleni yarıda bırakıp gitmek istemiyorum.
Sana akıyorum, çünkü 'hayatın uslanmaz ruhusun' sen. İşte ben bu ruha aşığım aslında. Seninle yenileniyorum, seninle yüreğime çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa arınıyorum.
Sana akıyorum. Bütün coşkumla... Aşka dair ne varsa benimle birlikte onlar da akıyor sana. Benim gibi coşkun bir denizi aktığı yolu çok iyi bilen bir ırmağa çevirebilecek tek güç sendin. Orada kal. Ayrılma yolumun üzerinden. Sana ulaşamasam da bu yolda olmak bile yeterli bana.

 

                                         

 

 

                                                                                                

ßir yaßancidan!

  ßırak geLmişi geçmişi  sen ßenim oLmasLısın sen ßenim kaLmaLısın sevdiğim!
YaLancı aşkLara ßenzetme ßu aşkı sensiz gecen her geçen  güne isyanım ...Geri dön!yine sev,benim ol,benim kal birtanem!TahammuLum yok gözLerine ßakmadan yaşamaya ıssız karanLık  sokakLardayım.
Yazık aşkımıza !nasıLda  bitti, aşk ßitmeden bu ayrıLık oldu .Sensizim kimsesizimAL götür beni, seninLe heryere giderim yok oLuşLarın var oLduğu yerLere  geLirim ßir an geLipte hiç dönmeyeceğini düşünsem kahroLurum kahroLarum öLürüm...

 


SİMSİYAH GÖZYAŞI SELİ
YakLaşıyor gideceğin o kıyamet günü.
Dökecek gözler simsiyah göz yaşı seLi,
Sensiz her an ßütünLeşecek ßenimLe
Yanık ßir kara sevda gibi.
 
Sonsuz aşk ve ihtirasLar kaLıcak ßenimLe
Hiç ßirşey yaşanmamaış gißi devam edeceksin sen yine,
Uzun sürmez hatırLaman yürek varsa sende
Vicdan azaßı çekersin acırsın ßeLkide.
 
Sınırsız bir aşkla sevdim Sen seni
NasıL yaşarım sen gidince ßeLLi ßeLirLi,
Yanımdayken ßiLe özLerken  ßöyLe seni
NasıL unutmayı getiririm akLıma şimdi.
 
ßırakamam göz göre göre eLLerimLe seni
Hasretin bağrında geçecek günleri ßiLe ßiLe,
NasıL nefes aLırım hıçkırıkLar deLi gißi
OLacak gözLerde simsiyah,göz yaşLarı seL gibi.

UMUTSUZLUK TÜRKÜSÜ
Yoksun artık oLmassın ßiLirim.
Sevmessin ßeni!özlerim,seni isterim.
Ama ßiLmessin kaLßimin kirLi sahißi...
Sen,sen hiç sevmedin ki!

AcıLarımı dindirmezsin ßiLirim,
GözLerimin yaşını siLmezsin sevdiğim,
Kaçarsın gidersin eL gißi,eL gißi.
SensizLikte öLürüm yokoLuşun sonum oLur.

Yakışır sana gitmek kaLßimin gizLi katiLi;
Yok oLmak dönmemek,dönekLik sevgiden.
Haram oLur ßana sevgin sen dönsende yürümez.
Sen dönmezsin,avuturum kendimi siyah geceLerde.

UmutsuzLuk türküsü ßaşLadı son kez.
İçimden çıkarıp atmaLıyım ßu sevgiyi
SöyLemeden siLerim son kez resmini.
GözLerimden,ßeynimden;isminide cisminide..
                                                                  Sinem

 

                  

          

SEVİYORUM SENİ

Seviyorum seni ekmeği tuza banıp
Banıp yer gibi
Geceleri ateşler içinde uyanarak
Ağzımı dayayıp musluğa
Su içer gibi

Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner çayırları
Büyürken büyürken görürüm gülüm
Her sabah her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz alır beni

Seni düşündükçe gül dikiyorum
Ellerimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları gülüm
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bır parça mavi deniz alır beni

SANA SÖZ VERDİM AŞKIM
Sana Söz Verdim Aşkım Bu Gece Ağlamayacağım
Sana Söz Verdim Aşkım Uyumaya Çalışacağım
Sana Söz Verdim Aşkım Sözümü Tutacağım
Gitti Artık Deseler Bile Ben Senin Kalacağım !

Sana Söz Verdim Aşkım Bu Gece İçmeyeceğim
Sana Söz Verdim Aşkım Canımdan Geçmeyeceğim
Sana Söz Verdim Aşkım Sözümü Tutacağım
Unut Artık Deseler Bile Ben
Senin Kalacağım !!! 

Bana Söz Verdin Aşkım Bu Gece Ağlamayacaksın
Bana Söz Verdin Aşkım Uyumaya Çalışacaksın
Bana Söz Verdin Aşkım Sözünü Tutacaksın
Bitti Artık Deseler Bile Sen Benim Kalacaksın !

Sana Söz Verdim Aşkım Bu Gece İçmeyeceğim
Sana Söz Verdim Aşkım Canımdan Geçmeyeceğim
Sana Söz Verdim Aşkım Sözümü Tutacağım
Unut Artık Deseler Bile Ben
Senin Kalacağım !!!
Sana Söz Verdim Aşkım SÖZ !!!

 
Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

Görmek istedikLerini ßeLki o anLık görmezsin 

ama GözLerinin önünde ßir perde arkasın da mahkum

ßırakırsın!...

                               ßir yaßanci!

 

 Image Hosted by ImageShack.us

seni aramak


Ömür boyunca aramak.. Yalnız seni aramak. Paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. Belki bu şehirde değilsin. Ne çıkar? Seni arıyorum ya. Belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. Sonra akşamı bekliyorsun, alacakaranlığı…

Beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını.Hiç gel demeyeceğim sana. Aramak neredeyse ben oradayım. Ayaklarım ne güne duruyor? Yok yok birden karşıma çıkma. Kaç, saklan. Seni aramak istiyorum. Git bu şehirden haydi git. Dağlara çık, o uzak dağlara. Rüzgârların krallığında hüküm sür. Baktın ki oraya da geldim yine kaç. Başını al, açıl denizlere. Gemilerin en güzeli, en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni, dilediğin yerde demir atmalı. Ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. Seni arıyorum ya!

Bir yıl, beş yıl, on yıl değil; beşikten mezara kadar aramalı insan, ama ne aradığını bilmeli. Yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından. Okyanus dalgaları üstünden bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli. Yalınayak koşmalı yollarda, ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı. Çöllerden geçmeli yolu, yanmalı, kavrulmalı. Sonra gözün alabildiğine ak, soğuk ülkelere düşmeli. Buzlar kırılmalı ayaklarının altında, üstüne kar yağmalı.
Bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. Ayaklarını Afrika’dan getirip bir kâğıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların Sibirya’da olmalı, dudakların Çin’de. Gözlerin Hindistan’da bir mabudun gözleri olmalı, ellerin İtalya’da bir heykelin elleri. Bulsam da seni parça parça bulmalıyım.

Yine de bir yerin eksik kalmalı. Yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım. Ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim..
 
 

Nerelerdeyim

   
 NereLerdeyim su an bilmiyorum, öylesine sessizlige büründü ki yüregim her sey sanki bir nefes alip verisi kadar kisaldi. öylesine derin ki kanayan yaralarim, öylesine öksüzüm ki icimi cektikce bin parcaya bölünüyorum, gelisimle gidisim cok sessiz oluyor, sanki sürgünde yüregim, sanki prangalar vuruldu yüregime, neyi istediysem daha bulmadan kaybettim, yüzümde hep rüzgarin vurdugu ürpertiler kaliyor, suskun c****iz ve savunmasizim, yapayanliz kalmisim ciplak yüregimle ne bir gelen var nede yüregime sarilan..
 
    ölümle yasam arasinda kararsizim, ölüm kurtulusmu ? yasam neyin karsiligi ? neden hep kahir dolusu aglarim, neden hep gözlerim yasli, neden acilar kirpiklerimde asili kalir, sancilar yüregimi kemir, soguklar iliklerime kadar isler, neden sicacik bir kol boynuma sarilmaz, neden üsüyen yüregimi sicacik bir yürek sarmaz, belkide suclu benim belkide kendimi anlatamiyorum yada duygularimi dile getiremiyorum, bak yine sustum yine yaslandi gözlerim. yasli gözlerimle kimin omuzuna yaslanabilirm, bir nefes gibi susmaliyim yoksa bu acilari beni bogacak, basimi kaldirip aynaya bile bakmaya korkar oldum, biliyorum aynaya baktikca sorgular baslayacak, nedenler baslayacak, anlatamadiklarimin hesabi sorulacak, oysa anlatmaya kelimeler yetmez, anlatacak sözcükler bulunmaz anlatmak istesemde, ben hep baskasinin bilmedigi duymadigi dille konusuyorum susarak, cok seyler anlattim susarak kim anladi, kim duydu ,,,,,konusan insanin gözleri yasarinca susar, sustukca anlatamadiklarinida dile getirirmis, bende hep susarak dile getirdim askimi sevdami ama hep susarak dile getirdim.....

Yaprak Dökümü

 

Içimde derin sessiz ve dipsiz bir kuyu var!... Gün geceye teslim oldugunda, Sere hüzün çöktügünde , Mutluluk alip basini gittiginde Soruyorum kendime ''Hayattaki Degerin ne?'' diye
Kapaninca gözlerim yürüdügüm yolun zorlugu ve Yalnizligim geliyor aklima!...
Yalnizlik korkutuyor önce Sonra tenimi sonbaharin o ilik damlalari sariyor. Her damla ayri bir dost oluyor!...
Yagmurla birlikte üsüyorum!...

Hayat bana benim ona verdiklerimi sunuyor simdi bana ''bana deger veriyor'' Öyle olmasa yanimda olmazdi öyle olmasa bana gülümsedigini hissedemezdim!...An geliyor öyle bir firtina esiyor ki yüregimde hayat bile dindiremiyor!...

 sonra o yaprak dökümü bas gösteriyor içimde Gönlüm yine Sonbaharini yasiyor
Deger verdigim yapraklar savrulup gidiyor bilinmezlikler denizine dogru...

Artik içimdeki agacin yapraklari yeseremez çünkü orda artik Dipsiz bir kuyu var !...
Ben ise Baskalarinin içlerindeki agaçlardan dökülen sari yapragim...

Boşluklar ve Ben

 

"Geçecek bi tanem geçecek.
 
 Her şeyin geçtiği gibi. Kıyılarına vurup duran bir deniz var içinde. Durulacaksın."
Ne anlatmalıyım sana. Yüreğim acıyor. Ellerim sıyrık içinde... Yenildim. Yine bilmem kaçıncı kez yenildim.
Yeminlerim, asık yüzlü kararlarım, asla olmazlarım....... hiç biri kar etmedi. O, gelişi hep bilinen ama ç****iz
teslim olunan kasırga gibi. Direnmeyeceğim. Bir idam mahkumu gibi teslim olacağım. Kimse yok, ellerimi bırakma, düşeceğim..."

Gece kanıyor sessiz ve derinden. Yüreğim iki parça, ay gibi. Ellerim kanıyor, sar onları.
Ellerim sana kanıyor, tut onları.......tutabilirsen. Sorularına cevap alamamayı sevmezsin ya,
aslında hep cevaplarını bilmediğim sorular var hayatta. Durmadan onları soruyorsun.
Oysa konuşacak ne çok şey var. Şu huzursuz insan kalbinin sukun bulduğu cennet bahçelerinden
söz etmek isterdim mesela. Kalbim sakinleşirdi belki.Sonra masallardaki peri kızlarından bahsetmedik.
Hani hep bir sırları vardır da ifşa ederlerse bir güvercin olup uçup giderler.
Gülüyorsun içinden, "Peri kızı mı sanıyor bu kendini?", diyorsun. Biliyorum. Ama sen bilmiyorsun...

Hayat; benim için boşlukları doldurabilme becerisi

Geceyi kanatıyor bakışların. Sessizce iniyor üstümüze rahmet. Taa derinlerde kimsesizlik. Ben mi?
Ben boşlukları dolduruyorum; boş sandalyeleri, boş saatleri, fill in the blanks'le belirtilen kelime arası boşlukları,
avare boş gönülleri... Eyvallah etmiyorum ne sana, ne neon ışıklı hayatlara ya, yine de bir parçam kalıyor orada.
Çekilmiyor hayat ya da çekemiyorlar bizi, bilmiyorum. Boş ver. Saçlarını okşayıp, dudağındaki tebessüm oluyorum,
usulca kalbine dokunuyorum sonra.

Ey aşk! Son hamleni yap şimdi. Hazırım...

Yoruldum. Dipsiz bir kuyuya düşüyor gibiyim. Çırpındıkça daha hızlı, daha hızlı düşüyorum.
Tutunmaya çalıştıkça parçalanıyor ellerim. Ey aşk, hadi gel! Buradayım. Yeter uykusuz gecelerim,
yürek çarpıntılarım, kor gibi yakan hasretlerle geçen günlerim.
Ne mümkün sevgili ve ne mümkün toprak.

Ey aşk! Hazırım. Son hamleni yap şimdi....
 

Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!  yorumlarınızı bu alana yazabilirsiniz...

 

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
 
   
June 12
Dragon Platawrote:

Cuando tu nazcas  , abre los ojos

Toma la vida , es para ti

Un mundo entero ,  para que vueles

Para que crezcas , libre y feliz

Todo un planeta  , entre tus manos

Cuando tu vueles

Cuando tu nazcas , mi amor

Ojala puedas ver el Sol

Ver el Mar si aun existe , tan azul como duerme hoy

Que la lluvia , salte pura sobre tu piel

Que aun sople el viento y que juegues con el

Que la nieve , caiga blanca por navidad

Cuando tu nazcas , que nazcas libre y en paz

Ojala que puedas conocer , los veranos que e vivido yo

Esos libros viejos que guarde , pensando en ti hija mía

Que los bosques sigan donde están 

Que aun exista el dulce olor a pan

Ojala que quede para ti , un mundo como el mío

Que la Luna siga siempre hay , vuelen las Estrellas sobre ti

Ojala te quede todavía , un mundo como el mío

Cuando tu nazcas , que nazca tu alma libre y en paz amada hija

 

 

Que tengas un feliz fin de semana , un calido abrazo de mi alma 

            

                                                                    Dragón Plata

July 4
Haticewrote:
July 3
Dragon Platawrote:

Toda mi vida anduvo mi corazón , mi alma , en busca de ese mundo mágico , en que la libertad , el amor predominara sobre todas las cosas , un mundo de sueños e imaginación , un mundo donde habitaran poetas , mujeres guerreras , hadas , princesas y príncipes , brujas buenas , piratas , caballeros , elfos , unicornios , dragones y demás criaturas mágicas , calidas , cariñosas , que habitaban en mis sueños , un mundo lleno de color envuelto por un arco iris , rebosante de imaginación , de sensaciones y sentimientos , donde el corazón pueda amar sin miedos , donde el alma pueda volar sintiéndose libre de cadenas , donde la mente pueda soñar , encontrando ese mundo entre vosotros , aquí en Space Live , gracias a todos vosotros por el regalo diario de vuestras letras y comentarios , vuestras imágenes y canciones , por vuestro entrañable cariño , por vuestra calida amistad , por el regalo de vuestro amigable calor , rebosante todo ello de sentimientos , sensaciones , amor .

Te deseo un feliz fin de semana , calidos abrazos   de una alma libre y soñadora 

June 27
Haticewrote:

 

Öyle mazlum bakma, içim yanıyor
Gözyaşın buz tutmuş, yaram kanıyor
Şehidimin gülü, gökte uçan kuş
Sen ”baba” dedikçe, melek sanıyor

 
          
 

Bayraklar sarılmış, soğuk mermere
Tekbir getirilmiş, yiğit askere
Masum bebecikler, ağıta durmuş
Sel gibi yaşıyla, kapanıp yere

 
 

Üşürsün bebeğim, küçüksün daha
Kara gözlerini, kapa sabaha
Bükme dudağını, halim kalmadı
Şehidimden selam, yolla Allah’a

            
 

Soğuk havadaki, sıcak gözyaşım
Şehidin bekçisi, musalla taşım
Resminde hüzün var, sen hiç üzülme
Yetim bebeğine, fedadır başım...

 

 

 EĞİL KULAK VER CEDDİNE

TÜRKE KEFEN GİYDİRMEK HANGİ TERÖRİSTİN HADDİNE?!

June 26
Haticewrote:
 
ATATÜRK'TEN SON MEKTUP

Siz beni halâ anlayamadınız .
Ve anlamayacaksınız çağlarca da...
Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u" diyorsunuz.
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz .
Mustafa Kemâl'i anlamak bu değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık,
bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
Mustafa Kemâl'i anlamak yerinde saymak değil.
Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.

Bana, muştular getirin bir daha,
uygar uluslara eşit yeni buluşlardan..
Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı ?
Mustafa Kemâl'i anlamak avunmak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz .
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın !
Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların..
Mustafa Kemâl'i anlamak gözboyamak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil..

Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız ;
laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.
Bilim ağartsın saçlarınızı.. Kitaplar..
Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar...
Mustafa Kemâl'i anlamak ağlamak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü..
Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,
birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ?
Mustafa Kemâl'i anlamak itişmek değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla.
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.
Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister,
paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !
Mustafa Kemâl'i anlamak aldatmak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil...

Halim Yağcıoğlu

June 23
June 20
Dragon Platawrote:

Hola querido amigo , me e pasado por aqui para saludarte y desearte un feliz fin de semana , un abrazo de un amigo

June 13
Brigiwrote:

click to comment

click to comment

click to comment

click to comment

click to comment

click to comment

click to comment

click to comment

click to comment

June 11
alanınız  cok güzel olmuş  ellerinize sağlık
June 10

*~Jamas olvides... pase lo que pase y aun que te eljes de mi yo nunca me apartaré de tu lado... si tu corazón se endurece, lo ablandaré con mi ternura, si tu alma deja de brillar, le irradiaré nuevamente la confianza... si un día no recuerdas nada de mi, fortaleceré mi memoria para nunca alejarme de tu mente.... pero si te causas daño recuerda que no será a ti a quien dañes y entonces me harás desaparecer... confía siempre en ti como yo confío en tu fuerza, nunca olvides lo valioso que eres en la vida y para mi... pase lo que pase y hagas lo que hagas, yo siempre te brindaré mi amor mas sincero y mi cuidado mas devoto... sonríe a la vida, que élla espera por ti~*

June 6
efkawrote:



/Ewa
June 6
mihracewrote:

Beni Unutma

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma
O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma
Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma
Hala duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma
Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma..
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

June 1
sinemwrote:
Merhaba...Alanınız güzel olmuş başarıların dvmı dileğiyle ßiryaßanci!
Nov. 29